Kumar bağımlılığı uzun yıllar boyunca yetişkinlere özgü bir problem olarak değerlendirilmiştir. Ancak son yıllarda dijital platformların yaygınlaşması, çevrim içi bahis sistemlerine erişimin kolaylaşması ve oyunlaştırılmış kumar mekanizmalarının artması, bu davranışın ergenler arasında da ciddi bir risk faktörü hâline gelmesine yol açmıştır. Özellikle akıllı telefonlar ve çevrim içi oyunlar aracılığıyla kumar benzeri sistemlere maruz kalma, ergenlerin bu davranışla çok daha erken yaşta tanışmasına neden olmaktadır. Ergenlik dönemi; biyolojik, bilişsel ve sosyal değişimlerin yoğun yaşandığı, risk alma davranışlarına yatkınlığın arttığı kritik bir gelişim evresidir. Bu nedenle kumar davranışının bu dönemde ortaya çıkması, yalnızca geçici bir merak ya da deneyim olarak değil, uzun vadeli ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili bir bağımlılık sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilmelidir.
Ergenlikte risk alma davranışlarının artışı, nörogelişimsel süreçlerle yakından ilişkilidir. Prefrontal korteksin (özellikle dürtü kontrolü, planlama ve sonuçları öngörme ile ilişkili bölgelerinin) gelişimi, ödül ve duygu işlemeden sorumlu limbik sistemden daha geç tamamlanır. Bu gelişimsel dengesizlik, ergenlerin kısa vadeli ödüllere daha duyarlı, uzun vadeli sonuçlara ise daha az odaklı olmalarına neden olur. Kumar davranışı; belirsizlik, hızlı ödül beklentisi ve yoğun uyarılma hissiyle bu hassas nörobiyolojik yapıya doğrudan hitap eder. Bu durum, ergenlerin kumar davranışını riskli bir faaliyet olarak değil, heyecan verici bir deneyim olarak algılamasına yol açabilir.
Kumar Bağımlılığının Psikolojik Etkileri
Ergenlerde kumar bağımlılığı; depresif belirtiler, anksiyete bozuklukları, dürtü kontrol güçlükleri ve düşük benlik saygısı ile anlamlı biçimde ilişkilidir. Kumar, çoğu zaman stres, sıkıntı, başarısızlık hissi ya da olumsuz duygulardan kaçınma aracı olarak kullanılmaktadır. Bu kaçınma işlevi, kumarı kısa vadede rahatlatıcı bir başa çıkma yöntemi hâline getirse de uzun vadede duygusal düzenleme becerilerinin gelişimini sekteye uğratır. Ergen, zorlayıcı duygularla baş etmek yerine kumar yoluyla geçici bir rahatlama sağlamayı öğrenir. Bu öğrenme, bağımlılık döngüsünü pekiştirerek suçluluk, umutsuzluk ve yetersizlik duygularının artmasına neden olur.
Kumar bağımlılığının sürdürülmesinde bilişsel çarpıtmalar merkezi bir rol oynar. Ergenler sıklıkla “kontrol yanılsaması”, “şansın döneceğine inanma” ve “kayıpları telafi etme” gibi hatalı düşünce kalıpları geliştirir. Gelişmekte olan bilişsel yapılar, olasılık hesaplarını soyut ve istatistiksel düzeyde değerlendirmekte zorlandığından, bu çarpıtmalar erken yaşta daha kolay yerleşir. Matematiksel olasılığın yerini duygusal beklentilerin alması, kumarın irrasyonel doğasının fark edilmesini güçleştirir ve davranışın sürmesine katkıda bulunur.
Akranların Kumar Oynamasının Etkisi
Ergenlik döneminde akran ilişkileri, davranışların şekillenmesinde son derece güçlü bir belirleyicidir. Kimlik gelişiminin merkezinde yer alan “ait olma” ihtiyacı, bireyin davranışlarını akran normlarına göre düzenlemesine yol açar. Bu bağlamda kumar, bireysel bir tercih olmaktan çok sosyal bir öğrenme süreci olarak ortaya çıkabilir. Araştırmalar, ergenlerin kumar oynama olasılığının, yakın arkadaşlarının kumar davranışlarıyla güçlü biçimde ilişkili olduğunu göstermektedir.
Sosyal öğrenme kuramı açısından bakıldığında, akranlar kumar davranışı için hem model hem de pekiştirici işlev görür. Kazanç hikâyelerinin paylaşılması, kayıpların ise küçümsenmesi ya da normalleştirilmesi, risk algısını önemli ölçüde çarpıtır. Grup içinde kumar oynamak, bireysel sorumluluğu azaltarak “herkes yapıyor” düşüncesini güçlendirir. Bu durum, hem davranışın başlamasını hem de sürdürülmesini kolaylaştırır.
Akran baskısı çoğu zaman açık bir zorlamadan ziyade örtük biçimde işler. Dışlanma korkusu, gruba uyum sağlama ihtiyacı ve sosyal onay arayışı, ergenin kendi sınırlarını ihlal etmesine neden olabilir. Dijital ortamlar da bu etkiyi genişleterek kumarı sosyal olarak görünür, yaygın ve meşru bir davranış gibi sunar.
Sosyal ve Akademik Sonuçlar
Kumar bağımlılığı, ergenlerin akademik ve sosyal işlevselliğini ciddi biçimde etkiler. Okul devamsızlığı, akademik başarıda düşüş, dikkat sorunları ve motivasyon kaybı sık görülen sonuçlardır. Aile ilişkilerinde gizlilik, yalan söyleme ve çatışma artar. Sosyal çevrede ise benzer riskli davranışlara sahip akran gruplarına yönelme, madde kullanımı ve antisosyal davranış riskini artırır.
Çevrim içi kumar platformları ve oyun içi bahis benzeri sistemler, ergenler için erişim engellerini büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. Özellikle loot box gibi mekanizmalar, kumar ile oyun arasındaki sınırları belirsizleştirerek erken yaşta kumar benzeri davranışların öğrenilmesine zemin hazırlar.
Ergenlik döneminde ortaya çıkan kumar bağımlılığı, yalnızca geçici bir riskli davranış değil, uzun vadeli ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili ciddi bir problemdir. Nörobiyolojik hassasiyetler, bilişsel çarpıtmalar ve özellikle akran etkisi, bu bağımlılığın erken yaşta yerleşmesine katkıda bulunur. Bu nedenle kumar davranışının erken fark edilmesi ve bilimsel temelli önleme programlarıyla ele alınması, ergenlerin sağlıklı gelişimi açısından kritik öneme sahiptir.
Uzman görüşü isteyin
Bağımlılık önleme, regülasyon uyumu veya saha projeleri hakkında bire bir danışmanlık planlayın.